Süreç mi Sonuç mu? - 33. Kongre
13-16 Kasım 2025
TR EN
Bir daha gösterme
Kapat
Tema: Süreç mi? Sonuç mu?

33. Uluslararası Eğitimde Yaratıcı Drama Kongresi

Çağrı Metni

Tema: Süreç mi, Sonuç mu?

Eğitimde yaratıcı drama alanının doğasını belirleyen en temel özelliği, sürece dayalı olmasıdır. Süreç odaklı olmak beraberinde belirsizliği getirir. Belirsizlik ise her şeyin spontane ve doğaçlama gelişmesi anlamına gelir. William Shakespear’in Hamlet eserini düşünelim. Oyunun başlangıcında, genç Hamlet babasının ölüm biçimiyle ilgili bir şüpheye düşer. Oyun boyunca bu şüphenin peşinden gider. Shakespeare, bu arayış sürecini aşama aşama sunar. Eğitimde yaratıcı dramada ise elimizde yalnızca bir çıkış noktası vardır. Bu çıkış noktası hem eğitsel hem sanatsal bir niteliğe sahiptir. Bu çıkış noktasını temel alan eğitmen ve katılımcılar sürecin geri kalanını doğaçlama ve spontaniteye dayalı olarak keşfederek aşama aşama inşa ederler. Bu yüzden, eğitimde yaratıcı dramanın belirsizliği eğitsel ve sanatsal olarak biçimlendirdiği ifade edilebilir. Buradaki belirsizlik, bir oturumun rastlantısal ya da akla ilk gelen uygulamalarla yürütülmesi anlamına gelmez; aksine, belirli bir öğrenme hedefi doğrultusunda yapılandırılmış sürecin, önceden belirlenmiş hazır bilgi kalıplarıyla değil, katılımcıların süreç içindeki deneyimlerine, katkılarına ve etkileşimlerine dayalı olarak şekillendirilmesi anlamına gelir. Belirsizliğin içi, eğitmen ve katılımcıların işbirliğiyle inşa edilen bilgiyle doldurulur. Eğitimde yaratıcı drama, böylece katılımcının sürece dahil olmasını, öğreten ve öğrenen ikiliğinden çıkan sürecin daha demokratik ve özgür hâle gelmesini sağlar. Sürecin önemli bir parçası ise üründür. Bu, idealize edilmiş bir ürün olmaktan öte; sürecin çoksesliliğiyle yoğrulmuş, sürece katkı vermiş herkesin düşünce ve duygularını yansıtan, bazen belli biçimsel kalıplara uymayan bir ürün olarak tanımlanabilir.

Eğitimde yaratıcı dramada, süreç ve ürün arasındaki ilişkinin bu şekilde yapılandırılması, bireylere çok yönlü kazanımlar sunar. Bu kazanımlar arasında özellikle biri, günümüz eğitim anlayışı açısından ayrı bir önem taşımaktadır: Eğitimde yaratıcı drama, bireylere belirsizlikle başa çıkma becerisi kazandırır. Belirsizlikle başa çıkma becerisi, insanlığın sıfır noktasından günümüze en çok gereksinim duyulan becerilerden biridir. İnsan, tarih boyunca bilinmeyenle, geleceğe ilişkin belirsizlikle baş etmeye çalışmıştır. Bunun için yaptığı iki şey ise “sürece” ve “ürüne” odaklanmak olmuştur. Yapısalcı antropolojinin en önemli ismi olan Claude Lévi-Strauss’un deyimiyle ‘yazısız’ toplumlarda -kendisi ilkel demeyi tercih etmiyor-, ritüeller ve doğayla uyumlu kolektif süreçler ön plandayken; insan, anlamı süreç içerisinde deneyimleyerek üretmiştir. Belirsizlikle başa çıkmanın yolu, döngüselliğe boyun eğmek ve onu kabul etmek olmuştur. Tarım Devrimi’yle birlikte, ürün odaklılık artmış; bu durum, sonuç alma, stok yapma ve geleceği planlama ihtiyacını doğurmuştur. Bu dönem, ürüne yönelmiş zihin yapısının oluştuğu dönem olarak görülebilir. Sanayi Devrimi ile birlikte süreçler standartlaştırılmış, sonuçlar ölçülebilir hâle gelmiş; insan, belirsizliği mümkün olduğunca ortadan kaldırmaya çalışmıştır. Bugünün dünyası, giderek hızlanan üretim döngüleri, anlık sonuçlara duyulan açlık ve gösterilebilir çıktılarla ölçülen başarı anlayışlarıyla biçimleniyor. Eğitimden sanata, siyasetten kişisel gelişime kadar hemen her alanda süreçler kısalıyor, deneyimler fast food yiyecekler gibi paketleniyor ve ürün odaklılık, anlamın önüne geçebiliyor.

Oysa insan, yalnızca “ne” ürettiğiyle değil, “nasıl” ürettiğiyle; sadece sonuca ulaşmasıyla değil, o yolculukta neye dönüştüğüyle de tanımlanmalıdır. Ancak bu ikilik, günümüzde bir gerilim hâline gelmiştir. Süreç merkezli yaklaşımı benimseyenler; değişim, dönüşüm, keşif ve yaratıcılık gibi belirsizlikleri bir gelişim alanı olarak görürken; ürün odaklı olanlar ise belirsizliği tehdit olarak algılayarak, çıktılar üzerinden güvenli ve denetlenebilir sonuçlar elde etmeye çalışırlar.

Eğitimde yaratıcı drama; hataya, belirsizliğe, keşfe ve çok sesliliğe alan tanır. Oyunlaştırılmış ve etkileşimli yapısıyla sadece ürünü değil, sürecin kendisini de değerli kılar. Ancak bu süreçler zaman zaman performansla, gösteriyle, izlenebilirlikle veya ölçülebilirlikle kesiştiğinde, şu soru kaçınılmaz hâle gelir:  

Katılımcı süreçte kalmakan keyif mi alıyor, yoksa hızlıca sonuca mı gitmek istiyor? Süreç mi önemlidir, yoksa ürün mü?

Bu sorunun yanıtı, insanın belirsizlik karşısındaki sonuç arayışına dair çok şey söylemektedir. İşte bu noktada eğitimde yaratıcı drama, çağımızın hızlı ve sonuç odaklı eğilimlerine karşı sürece önem vermesi, katılımcının yaratıcılığına ve doğaçlamaya dayalı olması gibi özellikleriyle bir alan açar. Eğitimde yaratıcı drama alanında da süreç ve sonuç odaklı tartışmalar önemli bir yer tutar. Bu tartışmalara verilmiş net bir yanıt henüz yoktur. Biz de bu kongreyle sonuç ve ürün odağında sorular sormayı, bu soralara hep beraber yanıt aramayı amaçlıyoruz

Bu sorularla sizleri, eğitimde yaratıcı dramayı yalnızca bir öğretim yöntemi olarak değil; aynı zamanda sanatsal bir ifade alanı olarak da yeniden düşünmeye davet ediyoruz. Yaratıcı drama ile tiyatro arasındaki sınırlar nerede başlar, nerede biter? Katılımcı merkezli süreçler mi önceliklidir, yoksa ortaya çıkan ürünün estetik değeri mi? Yaratıcı drama, temelde bir “süreç sanatı” olarak tanımlansa da bu süreç zaman zaman görünür bir ürüne evrilir — kimi zaman planlı, kimi zaman kendiliğinden. Bu dönüşümde sürecin deneyimsel niteliği ile ürünün dışavurumcu ve paylaşılabilir yapısı arasında bir denge kurmak, süreç ve ürün odağında eğitimde yaratıcı dramanın en temel sorgulamalarından birine dönüşür.

Bu sorgulamalar, eğitimciyi yalnızca yöntemsel değil, aynı zamanda etik ve pedagojik bir  tercihe yönlendirir. Oysa süreç ve ürün kavramlarını birbirine karşıt kutuplar olarak görmek, eğitimde yaratıcı dramanın çok katmanlı yapısını eksik okumak anlamına da gelebilir. Çünkü bazen bir sürecin içtenliği, sonunda oluşan ürünü daha sahici kılar; bazen de bir ürün hedefi, süreci daha odaklı ve derinlikli hâle getirir.

Bu yılki kongre temamız olan “Süreç mi, ürün mü?”, eğitimde yaratıcı dramada sıkça karşılaşılan bu temel ikiliği bir çatışma alanı olarak değil, yaratıcı bir gerilim alanı olarak yeniden düşünmeye davet ediyor. Bu bağlamda, katılımcılarla birlikte şu sorular etrafında çok yönlü bir tartışma alanı açmayı hedefliyoruz:

Eğitimde yaratıcı drama pedagojisinde sürecin önceliği nerede konumlanır?

Ürün odaklı yaklaşım, eğitsel derinliği nasıl etkiler?

Süreçten ürüne giden yapıcı yollar mümkün müdür?

Performansa evrilen eğitimde yaratıcı drama etkinlikleri, süreci zenginleştirebilir mi?

Değerlendirme, hem süreci hem ürünü kapsayacak şekilde nasıl yapılandırılabilir?

Bu kongre, süreç ve ürünün birbirini dışlayan değil, besleyen iki kavram olarak yeniden tartışılmasına zemin hazırlamayı amaçlıyor.

Bu yıl, 33. Uluslararası Eğitimde Yaratıcı Drama Kongresi’nde bu temel sorunları birlikte düşünmek, tartışmak, deneyimlemek ve yeniden tanımlamak için sizleri 13-16 Kasım 2025 tarihleri arasında Arı Kültür Sanat Merkezi’ne davet ediyoruz. Kongremiz aşağıdaki meslek ve katılımcı gruplarına yönelik çalışmalar içermektedir:

1. Akademisyenler ve Araştırmacılar

  • Eğitim fakülteleri, güzel sanatlar fakülteleri, psikoloji, sosyoloji ve iletişim alanlarında çalışan öğretim üyeleri.
  • Yaratıcı drama, tiyatro pedagojisi, drama eğitimi, sanat eğitimi konularında araştırma yapan akademisyenler.
  • Yüksek lisans ve doktora öğrencileri, tezlerini sunmak isteyen genç araştırmacılar.

2. Öğretmenler ve Eğitimciler

  • Okul öncesinden üniversiteye kadar farklı kademelerde görev yapan öğretmenler.
  • Yaratıcı drama yöntemini derslerine entegre eden ya da etmek isteyen öğretmenler.
  • Halk eğitim merkezlerinde, özel kurslarda ya da kültür-sanat kurumlarında eğitim veren eğitmenler.

3. Drama Liderleri ve Uygulayıcılar

  • Çağdaş Drama Derneği (veya benzeri kurumlar) tarafından yetiştirilmiş yaratıcı drama liderleri.
  • Drama atölyeleri yöneten bağımsız sanatçılar ve eğitimciler.
  • Kurum içi eğitimlerde (okul, şirket, STK) drama yöntemini kullanan uygulayıcılar.

4. Sanatçılar ve Tiyatrocular

  • Tiyatro sanatçıları, yönetmenler, dramaturglar.
  • Drama ile sahne sanatları arasında köprü kuran kişiler.
  • Performans temelli eğitim ve atölyeler yürüten sanatçılar.

5. Sivil Toplum ve Kamu Temsilcileri

  • Çocuk, gençlik ve kültür-sanat odaklı sivil toplum kuruluşu üyeleri.
  • Belediyeler, kültür müdürlükleri, kütüphaneler, halk merkezlerinden temsilciler.
  • Eğitim ve kültür politikalarıyla ilgilenen kamu kurumları çalışanları.

6. Uluslararası Katılımcılar

  • Yaratıcı drama ve tiyatro pedagojisi alanında çalışan yabancı akademisyenler ve uygulayıcılar.
  • Uluslararası drama örgütleri (IDEA vb.) temsilcileri.

7. Öğrenciler ve Gönüllüler

  • Üniversite öğrencileri (özellikle eğitim, tiyatro, psikoloji, sosyoloji alanlarından).
  • Drama alanına ilgi duyan, deneyim kazanmak isteyen genç gönüllüler.

Doç.Dr. İhsan Metinnam
Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı

Ulaşım Bilgileri
Arı Kültür Sanat Merkezi’ne Ulaşım

Adres: Çukurambar Mah., Öğretmenler Cd. No:14/C, Çankaya – Ankara 🔵 Durak: Öğretmenler Parkı 🔵 Yürüyüş: Yaklaşık 300 m
Ulus, Sıhhiye, Kızılay ve Güvenpark’tan Ulaşım

421‑7 veya 411‑7 No’lu EGO otobüsü → Öğretmenler Parkı durağı → 300 m yürüyüş
Söğütözü Metrosu’ndan Ulaşım

Metro çıkışından 132 No’lu otobüs → Öğretmenler Parkı durağı → 300 m yürüyüş
AŞTİ'den Ulaşım

Seçenek 1: Ankaray → Kızılay → Söğütözü Metrosu → 132 otobüs → Öğretmenler Parkı 🔵 Seçenek 2: Ufuk Üniv. Hastanesi durağı → 419 otobüs → Öğretmenler Parkı
Esenboğa Havalimanı’ndan Ulaşım

Havaş → Kızılay → Söğütözü Metrosu → 132 otobüs → Öğretmenler Parkı 🔵 Güncel sefer bilgileri için EGO Cepte veya Google Haritalar toplu taşıma modunu kontrol edin
Destekleyen Kurumlar